Yılbaşı Kutlamaları Ve Çılgın Bir Yılbaşı Menüsü

Yılbaşı Kutlamaları Ve Çılgın Bir Yılbaşı Menüsü

En eski çağlardan beri tüm dünyada yılbaşı kutlamaları yapılmaktadır. Miladi takvimin kullanılmaya başlanmasından önce genellikle yılbaşı Mart ayında kutlanırdı.  Tüm kavimler kullandıkları takvime göre değişebilen tarihlerde muhakkak yılbaşı kutlamaları düzenlemişlerdir. Yeni yılı baharın gelmesiyle kutlamak binlerce yıl uygulanmıştı. Hala dünyada farklı tarihlerde yılbaşı kutlayan ülkeler bulunda da neredeyse 31 Aralık gecesi yılbaşı tüm ülkelerde kutlanmaktadır. Yılbaşı kutlamalarının hiçbir dini sebebi yoktur ve tamamen yeni yılın geçmiş yıllarda çok daha iyi geçmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir. Ayrıca tüm dünyada yılbaşında sevdiklerine kültüre göre değişebilen çeşitli hediyeler alma geleneği de vardır.

Eski Türk kavimlerinde ve Osmanlılarda da çeşitli yılbaşı eğlenceleri düzenlenmekteydi. Türkiye Cumhuriyetinde miladi takvimin kullanılmaya başlanması ile bu eğlenceler 31 Aralık akşamları yapılmaya başlamış ve 1 Ocak günü resmi tatil ilan edilmiştir. Devlet protokolünde genellikle yılbaşı baloları düzenlense de, halk yılbaşını uzun yıllar dost ve akrabaların bir arada olduğu, çeşitli yemeklerin eğlenceyle yendiği ve muhakkak eskiden radyo, sonradan ise televizyon başında evlerde geçirmiştir. Yemek ertesinde bolca kuru yemiş ve meyve yenilir, başta tombala olmak üzere muhtelif oyunlar oynanırdı.

                           

Genelde büyük çoğunluk yılbaşını evlerde kutlasa da, son yıllarda yılbaşını değişik restoranlarda ve müzik eşliğinde geçirmek de oldukça popüler olmuştur.

Yılbaşıların kutlandığı ülkelerin coğrafi konumu ve kültürü bu kutlamalardaki adetleri ve yiyecekleri çok yakından etkilemiştir. Yılbaşı kuzey yarım kürede genellikler evlerde veya restoranlarda kutlanırsa da, güney yarım kürede ise deniz veya nehir kıyılarında yapılan piknikler ve açık havadaki mangal partileri çok popülerdir. Ama tüm dünyada yılbaşı sofraları çok çeşitli, çok renkli ve her gün tüketilemeyen pahalı yiyecekler, çiçekler ve mumlarla süslenir. Yılbaşı günü ve gece yarısında düdük davul çalmak, bardak tabak kırmak, boş bavulla sokaklarda dolaşmak, iskemle üstünden yere atlamak, kapı önünde nar kırmak, pencereden eski eşyalarını sokağa atmak ve kırmızı iç çamaşırı giymek gibi ilginç adetler olmakla beraber en popüler olan şey havai fişek gösterileridir. Bütün büyük şehirlerde benzer gösteriler yapılmakla beraber, Sydney, Pekin, Londra, Paris ve New York’ta yapılanlar en muhteşem olanlarıdır. Eşimin favorisi ise Napoli kutlamalarıdır. Orada havai fişek gösterisi daha mütevazi olsa da her evden, her balkondan özetle her yerden atılan fişeklerle akşam gün batarken başlar, gece saat 24:00 çılgınlaşır ve neredeyse sabaha kadar sürer. Napoli de biraz çılgınlık demektir zaten.

Sıra geldi yılbaşı yemeklerine. Yukarıda da bahsettiğim gibi tüm dünyada yılbaşı sofraları kendi kültürlerine göre en çok çeşitli, çok renkli ve her gün tüketilemeyen pahalı yiyeceklerden ve içeceklerden oluşur. Bir renkler ve tatlar cümbüşü vardır sofrada ve mükemmel olur. Amerika ve Avrupa’da patates ve değişik sebzelerle süslü fırında hindi en popüler yemektir.

Ama kuzey ülkelerinde balık ve geyik etleri, güney Afrika ve Avustralya’da acılı baharatlı ızgaralar, tüm Latin ülkelerinde mercimek, Akdeniz ülkelerinde üzüm, Hindistan’da zengin baharatlarla pişirilmiş ve muhtelif pilavlarla servis edilen kuzu büryani, Japonya’da ise en pahalı çiğ balıklardan yapılan sushi ve saşimilerle beraber yenen pirinç kekleri. Tabii ki her yerde bol meyveli ve çikolatalı tatlılar. Elbette muhtelif içkiler ama gecenin olmazsa olmazı şampanya veya şampanyalı kokteyller.

Napoli çılgınlık demektir demiştim ya işte eşimin Napoli’de geçirdiği bir yılbaşı akşamında eşimin arkadaşı çılgın aşçıbaşı Roberto’nun, çılgın yılbaşı menüsü. İlk olarak çeşitli “Brushetta”lar ile sunulan en az 20 çeşit sıcak soğuk “Antipasti” yani mezeler. Soğuk etler, peynirler, haşlanmış otlar, kızartılmış veya ızgara edilmiş sebzeler, çoğu mayonez bazlı otlu, balıklı, sebzeli mezeler, köfteler, kızartılmış deniz mahsulleri, bunları takiben kum midyeli spagetti, sonra iki kere kızartılmış patates eşliğinde safranlı kremada pişirilmiş levrek balığı, daha sonra ağızdaki tadı değiştirmek için sunulan limonlu sorbeyi takip eden ve masalara servis arabaları üzerinde sunulan muhtelif haşlanmış ve sotelenmiş sebzeler eşliğinde yine başka bir servis arabasında fırınlanmış hindi, kuzu, dana, tavuk etleri ve muhtelif sosisler. Gece yarısında bolluk ve bereket sembolü olarak sarımsaklı zeytinyağı ile tatlandırılmış haşlanmış yeşil mercimek. Tabii bunların üstüne “tiramisu, panna cotta, babba” ve benzer tatlılar ve meyveler.

İşte böyle sevgili dostlar. Aşağıdaki safranlı ve kestaneli pilav eşliğindeki klasik hindi fırın tarifim de size yılbaşı hediyem olsun.

Malzemeler

  • 1 adet bütün hindi
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 çorba kaşığı yoğurt
  • 1’er çay kaşığı tuz, karabiber, kimyon, tarçın, acı kırmızı biber
  • 1 çorba kaşığı esmer toz şeker
  • 1 kahve fincanı zeytinyağı
  • 2 su bardağı pirinç
  • 250 gram kestane
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • Tuz
  • 1 tutam safran
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet kesme şeker

Hazırlanışı

  1. Kestaneleri çok iyi haşlayıp soyun ve dörde bölün.
  2. Pirinci soğuk sudan geçirin ve parmağınızın dayanacağı ölçüde ılık suda 15-20 dakika bekletin.
  3. Pilav tencerenize tereyağ ve zeytinyağını koyup eritin.
  4. Ilık suda bekleyen pirinçleri süzdükten sonra erimiş olan yağa alın ve yaklaşık 10 dakika kadar sürekli karıştırarak kavurun.
  5. Et ya da tavuk suyunu sıcak olarak ekleyin. Safran, tuz ve şekeri ekleyip bir kez karıştırın ve kapağı kapalı olarak en kısık ateşte pirinçler suyunu çekip göz göz olana kadar pişirin.
  6. Pirinçler suyunu çekip göz göz olduğu zaman ocağı kapatın ve kestaneleri üzerine ekleyin.
  7. Ocağı kapadıktan sonra kapak ve tencere arasına havlu kağıt koyup 30 dakika kadar demlenmesini sağlayın.
  8. Salça, yoğurt, tuz karabiber, kimyon, tarçın, acı kırmızı biber, esmer toz şeker ve1 kahve fincanı zeytinyağı ile yapılmış sosu hindinin üzerine dökerek masaj yapın.
  9. Hindinizin her kilosu için bir saat kadar 180 derecelik fırında pişirin. Arada bir tepsinin dibinde biriken sosu hindiye sürün. Hindiyi fırından aldıktan sonra stretch filme sararak yarım saat kadar dinlendirip kestaneli pilav ile servis edin.

Yeni yılda hepinize sağlık bolluk ve huzur diliyorum.


Harika bir kek tarifim var!

Videolarımdan anında haberdar olmak için Youtube kanalıma obone olun.

(Buraya tıklayarak abone olabilirsiniz)


 

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*